NBA sanki sonunda All-Star Maçı’na dürüstçe baktı ve hepimizin zaten bildiğini yüksek sesle söyledi: 48 dakika “hadi biraz şut atalım” artık bir etkinlik diye satılmıyor. Bu yüzden 2026’da şovu “ABD’ye karşı Dünya” formatına yeniden diktiler — daha kısa, daha sert ve bir gösteri maçından çok bir turnuvaya benzeyen hâle getirdiler.
Tam olarak ne değişti
Artık üç takım var: iki ABD takımı ve bir “Dünya”. Tek bir maç yerine de dört adet 12 dakikalık maçtan oluşan bir mini turnuva var (aslında “çeyrek” gibi, sadece her biri ayrı bir maç):
- önce A vs B,
- kazanan C ile oynar,
- kaybeden C ile oynar,
- sonuçlara göre en iyi iki takım finale çıkar (tie-break: sayı farkı).
Ve bütün bunlar 15 Şubat’ta Intuit Dome’da (Inglewood, “Clippers”ın salonu).
Şimdiden belli olanlar: oylamayla seçilen 10 “starter”
Lig resmen ilk 10’u açıkladı (oylar: %50 taraftar + %25 oyuncular + %25 medya; pozisyonlara bağlı değil).
Batı:
- Shai Gilgeous-Alexander
- Nikola Jokić
- Luka Dončić
- Stephen Curry
- Victor Wembanyama
Doğu:
- Giannis Antetokounmpo
- Jaylen Brown
- Jalen Brunson
- Cade Cunningham
- Tyrese Maxey
Ve evet — burada “starter” kelimesi biraz süs: üç takım varsa gerçek hayatta “ilk beşte” daha fazla kişi yer alacak; lig şimdilik sadece “işte bu on isim oylamada lider” dedi.

Bu ilk 10’da bana en önemli gelen şeyler
“Dünya” şimdiden ABD’nin gururu için bir sorun gibi duruyor
Kuru matematiğe bakın: “starter”ların yarısı Amerikalı değil. Jokić, Dončić, Shai (Kanada), Wemby, Giannis — bunlar “olsun diye” yazılmış isimler değil; basketbolu derse çevirmeyi bilen insanlar.
Ve işte tam burada “ABD vs Dünya” formatı sonunda mantıklı hâle geliyor: Amerikalıların uzun zaman sonra gerçekten kanıtlayacak bir şeyi var — en azından “finali bize tek kale oynatmayın” seviyesinde.
Taraftar oylaması hâlâ kader belirleyebiliyor
En iyi örnek — Batı’da beşinci sıra hikâyesi. Wembanyama ile Anthony Edwards’ın toplam göstergesi aynı çıktı ve starter yeri taraftar sıralamasındaki tie-break ile çözüldü. Fark komik: 4 505 oy (Wemby’de 1 965 462, Edwards’ta 1 960 957).
Yani evet: bazen oylamanın son günlerinde yapılan kitlesel bir “son yükleniş” — ve sen starter olursun; komşun ise “nasıl olsa seçileceksin, sızlanma”.

Avdija oy pusulalarının en büyük “ne?!” anı
Deni Avdija, Batı’da taraftar oylarında beşinci. 2 202 605 oy. LeBron’un üstünde, Durant’ın üstünde.
Koçlar “Teşekkürler ama biz burada yorumlarda yaşamıyoruz” deyip onu yedeklere almayabilir. Ama asıl mesele şu: NBA’in uluslararası kitlesi artık sadece gürültü yapmıyor — rakamları da oynatıyor.
LeBron: çok uzun zaman sonra ilk kez — “varsayılan” değil
Bu sonuçların en büyük manşeti: LeBron James ilk beşe giremedi — ve onun rekor düzeydeki başlangıç serisi (üst üste 21) kesildi.
Ve bu “onu unuttular” değil. Oylama verilerine göre:
- taraftarlar — 1 819 776 (Batı’da 8. sıra),
- oyuncular — 53 oy,
- medya — 3 oy.
Şimdi koçların seçimiyle All-Star’a girebilir — ama bu gerçek bir döneme klik sesi çıkarıyor: LeBron ilk kez, sadece “LeBron olmak”la yetinilemeyen bölgeye düştü.

Ve evet, sezonun “easter egg”i: Bronny’ye oyunculardan 2 oy
Resmî tabloda bunun aşırı sıradan görünmesine bayılıyorum: Bronny James — 2 oy.
Ve sen de şöyle oluyorsun: “Heh. Anladım. Soyunma odasında da mizah var.”
Sırada ne var
Sırada koçların 14 yedeği seçmesi var (her konferanstan 7). Sonra oyuncular üç takıma bölünecek; eğer bir şekilde sonuçta gereken “oran” 16 ABD + 8 uluslararası şeklinde oluşmazsa, ligi komiser kararıyla eksik kalanları elle tamamlayacak.
Ve işte o zaman asıl ilginç kısım başlayacak: “Dünya” tam bir kadro aldığında, ABD ise tek bir rüya takım değil, iki takım çıkaracak — ve ikisinin de “ikinci takım” gibi görünmemesi gerekecek.
Çünkü yeni format adaletle ilgili değil. Başka bir şeyle ilgili: NBA, yıldızların yarım gaz oynamasını azıcık bile olsa utandıracak bir ortamı yeniden kurmaya çalışıyor. Bunun için pasaportları kafa kafaya çarpıştırmak gerekiyorsa — tamam, lig buna hazır.







